Art and culture resources on the web... By Avniye TANSUG

Cumartesi, Haziran 24, 2006

Bu seferki, "La Petite Band"�n �stanbul'a ka��nc� geli�i?

Bir�ok gazetede "La Petite Band ilk kez �stanbul'da" ba�l���yla bir haber ��k�yordu ka� g�nd�r...

La Petite Band ilk kez �stanbul'a ne zaman geldi bunu tam bilemem, ama 2000 y�l�nda burada olduklar�ndan ad�m gibi eminim! ��nk� onlarla Milliyet -"Web'de K�lt�r Sanat" i�in bir s�yle�i yapm��t�m.

Haber b�ltenlerini yazan arkada�lar�n en �ok ka��nmas� gereken �eylerden biri de bu i�te. Bas�n�n da ara�t�racak vakti olmaz ise... Ha, ne �nemi mi var? Bilmem. Bunlar duygusal insanlar. Haklar�nda ��kan haberleri toplay�p bakarlar. "�lk kez"i g�r�nce "demek ge�en seferkini g�zard� etmi�ler" derler, �z�l�rler. �zmemek gerek sanat��lar�... "Bach �stanbul'da" etkinlikleri i�in halk�m�z� �ok sesli m�zik alemi ile tan��t�r�p bar��t�rmak u�runa ciddi �abalar sarfeden Hakan Erdo�an'� da...

Bak�n, ar�ivimden neler ��k�yor de�tik�e!
��te bu konuyla ilgili bir bas�n b�lteni:



KONU: "BACH �STANBUL'DA Konserleri"�
TAR�H: 18 Eyl�l 2000, Pazartesi,
Armada'da yap�lan Bas�n Toplant�s�'nda konu�ulanlar...


"Bach �stanbul'da" bu ak�am (18 Eyl�l 2000, Pazartesi), "La Petite Bande" ile a��l�yor. "La Petite Bande"�n y�netmeni Sigiswald Kuijken ile bu sabah Armada Otel'de bir bas�n toplant�s� yap�ld�. Evin �lyaso�lu'nun y�netiminde yap�lan toplant�ya "�kinci Aya �rini Bach G�nleri"ni destekleyen TR-Net Genel M�d�r� Co�kun Z�mr�tkaya da kat�ld�. �lyaso�lu, s�z� �nce Z�mr�tkaya'ya verdi. Z�mr�tkaya "ileti�im teknolojisinin hi� olmad��� bir �a�da ya�ay�p, eserleri ile y�zy�llar �tesine mesaj veren Bach'�n 250. �l�m y�ld�n�m�nde b�ylesi bir etkinli�i desteklemekten mutlu olduklar�"n� belirtti. "T�rkiye'nin Internet �irketi TR-Net'in bilimsel, k�lt�rel ve sanatsal etkinliklere sahip ��kmay� s�rd�rece�i"ni de s�zlerine ekledi. �lyaso�lu daha sonra, 1972 y�l�nda Bel�ika�da Sigiswald Kuijken ve onun taraf�ndan kurulan "La Petite Bande" hakk�nda �zet bilgi verdi:


Harmonia Mundi adl� plak �irketi, Lully�nin �Kibarl�k Budalas� ba�l�kl� yap�t�n�n Gustav Leonhardt y�netimindeki kayd�n� yapmak i�in b�yle bir toplulu�un kurulmas�n� �nermi�. B�ylece bu toplulu�a Lully�nin 14.Louis�nin saray�nda kurdu�u kendi orkestras�n�n �zg�n ad� verilmi�: La Petite Bande!
T�m �yeleri uluslararas� alanda erken m�zik uzman� olarak �n yapm�� ki�ilerden olu�uyor. La Petite Bande s�rekli bir topluluk olarak kurulmam�� olsa da CD kayd�ndaki ba�ar�s�ndan sonra d�zenli konserler veren bir aile haline gelmi�. �zellikle Frans�z m�zi�inde odaklanan da�arc��� giderek �talyan ustalar�, ard�ndan Bach, Handel, Gluck, Haydn ve Mozart gibi bestecileri de
kapsamaya ba�lam��.

Orkestran�n iki kurucusu olan Gustav Leonhardt ve Sigiswald Kuijken halen toplulu�u d�n���ml� olarak y�netmekteler. Sigiswald Kuijken s�rekli birinci kemanc�l���n� �stlenmi� durumda. La Petite Bande �alg� m�zi�i kadar ses m�zi�i kay�tlar� da yapm��; Barok ve Klasik d�nem opera ve oratoryalar�ndan �rnekler vermi�. Bunlardan baz�lar�, Rameau, Handel ve Haydn��n operalar�. Harmonia Mundi, Denon ve Eccent plak �irketlerine yapt��� kay�tlar aras�nda �u yap�tlar bulunmakta: J.S.Bach��n Keman Kon�ertolar�, Orkestra S�itleri, Brandenburg Kon�ertolar�, Si minor Missas�, Magnificat ve the Aziz John ve Aziz Mata Pasyonlar�; Haydn���n Yarat�l�� ve Mevsimler oratoryolar� ile 20 kadar senfonisi; Gluck��un Orfeo operas�; Mozart��n Requemi, Keman Kon�ertolar� ve Cosi fan tutte, Don Giovanni ve Figaronun D���n� gibi operalar�n�n canl� kay�tlar�.

Topluluk, Avrupa, Avusturalya, Japonya, �in ve G�ney Amerikada pek �ok uluslararas� festivale ve konser dizilerine kat�lm��. J.S.Bach��n 250 �l�m y�ld�n�m� nedeniyle 2000 y�l� i�inde Brandenburg Kon�ertolar�, Si min�r Missa ve kantatlardan olu�an programlar d�zenlemi�.

Sigiswald Kuijken, 1944�de Br�ksel yak�nlar�nda d�nyaya gelmi�, Bruj ve Br�ksel konservatuvarlar�nda keman e�itimi alm��. 1964�de Maurice Raskin�in s�n�f�ndan mezun olmu�. Erken d�nemlerin m�zi�ini �ok k���k ya�ta erkek karde�i Wieland ile tan�maya ba�layan sanat��, b�ylece 1969�dan itibaren keman� daha otantik �almaya ba�lam��. (Bu yorum tarz�nda �alg� �enenin alt�nda de�il omuzda �zg�rce tutulmakta.) Bu �al�� tarz� 1970�lerden sonra bir�ok keman yorumcusunu da etkilemi� ve keman da�arc���nda �ok �nemli de�i�ikliklere yol a�m��.
Sigiswald Kuijken 1964-1972 aras�nda Br�ksel�de yerle�ik Alarius toplulu�unun bir �yesi olarak Avrupa ve Amerika�da konserler vermi�. Daha sonra Barok m�zi�in uzmanlar�yla birlikte bireysel oda m�zi�i projeleri y�r�tm��. �rne�in karde�leri Wieland, Barthold, Gustav Leonhardt, Robert Kohnen, Anner Bylsma, Frans Br�ggen ve Rene Jacobs bu uzmanlardan birka��.
1972�de La Petite Bande adl� Barok orkestras�n� kurmu�. Bu toplulukla o tarihten bu yana Avrupa, Avustralya, G�ney Amerika, �in ve Japonya�da say�s�z konserler vermi�. Yine bu toplulukla Harmonia Mundi, Scon, Accent ve Denon gibi plak �irketleri i�in CD�ler yapm�� 1986�da Fran�ois Fernandez, Marleen Thiers ve Wieland Kuijken ile birlikte Kuijken Yayl� �alg�lar D�rtl�s�n� kurmu�. Topluluk, aralar�na birinci kemanc� olarak kat�lan Ryo Terakado ile kentet haline d�n��mekte. B�ylece Haydn ve Mozart��n Klasik kuvartet ve kentetlerini de Denon i�in CD yapm��lar.
1971-1996 aras�nda La Haye�deki Koninklijk Conservatorium�da Barok keman hocal��� yapan sanat��, 1993�den beri Br�ksel�deki Koninklijk Muziekconservatorium�un da ��retim �yesi. Uzun y�llar de�i�ik ��retim kurumlar�ndan konuk hoca s�fat�yla �a�r�lar alm��, Londra�daki Kraliyet M�zik Koieji�nde, Salamanca �niversitesi�nde ve Siena�daki Accademia Chigiana�da dersler vermi�.

Daha sonra s�z alan Sigiswald Kuijken'in konu�mas�ndan anekdotlar:

-Ben her ne kadar bir m�zisyensem de, ayn� zamanda bir ara�t�rmac�y�m. Y�llard�r, saatlerimin �o�unu k�t�phanede ge�iriyorum. Bu ara�t�rmalar�n birinde Bach'�n ilk el yazmalar�n� buldu�umuzda inan�lmaz heyecan duymu�tuk...

-Uzun zaman Bach'�n m�zikte bir "ba�lang��" noktas� oldu�u kabul edilmi�tir. Oysa, Bach, bizce bir sonu�, bir biti� �izgisidir. Ondan sonra belki bir Mozart ��km��t�r. Ama, buna kar��l�k, Bach �ncesi m�zisyenler ve Bach'� haz�rlayan d�nem bizce daha �ok incelenmelidir. Biz de bunu yapt�k.

-Hi�bir yorumcu, Bach'� kullanarak kendini tatmin etmemelidir. Bach'� �aykovski tekni�i ile �alarsan�z, o Bach olmaktan ��kar. Oysa bizim egomuz �nemli de�ildir, �nemli olan Bach't�r. Bu nedenle biz ona m�mk�n oldu�u kadar yakla�mak istiyoruz. Onun eserlerinin yarat�l�� an�na yakla�mak istiyoruz.

-Bach'� yepyeni yorumlarla �almak m�mk�n elbette, ama bu t�pk� Mona Lisa'y� ekrandan izlemeye benziyor. �nemli olan o m�zi�in yarat�l���ndaki k�v�lc�m� yakalamakt�r...

-Teknolojik geli�me ve sanat... Sanat de�i�ir, geli�im g�stermez.. Teknik, teknoloji geli�ir, ilerler. Nitekim, Bach'�n d�neminde y�kses ses kapasiteli teknolojisi ile �rne�in Steinway piyanolar� yoktu. Ama Bach'�n d�� g�c� o kadar geni� ve �a��n� a�an bir yetenek idi ki, sanki bestelerini bug�nk� piyanolar� d���nerek yapm�� gibi. Oysa, varolmayan bir enstr�man i�in kimse beste yapamaz. �imdi ben sorsam, "-Future-phone' i�in bir beste yap�n" diye. Kim yapar? Yok ki b�yle bir enstr�man daha!

Kuijken, "-Bach dinsel bir besteci say�l�r m�?" sorusu �zerine, Bach'�n dinine �ok ba�l� biri olmakla beraber, bu ba�l�l���n bir "rahip" d�zeyinde olmad���n�, nitekim 20 k�sur �ocu�u olan Bach'�n evrensel bir besteci oldu�unu belirtti.

* * * * * * * * * * * * * * *
Elim de�mi�ken, "La Petite Band"�n da aralar�nda oldu�u, o 2000 y�l�ndaki "Bach �stanbul'da" dizi konserleri vesilesiyle Aya �rini'de yap�lan bir toplant�n�n notlar�n� "Web'de K�lt�r Sanat"�n sevgili aboneleri ve ziyaret�ileri ile payla�ay�m:


II. AYA �R�N� BACH G�NLER�

18 Eyl�l 2000, Pazartesi-
A��k Oturum: "BACH �ST�NE DO�A�LAMALAR"


EV�N �LYASO�LU (Oturum ba�kan�)
DO�AN HIZLAN
EN�S BATUR
BALKAN NAC� �SL�MYEL�
AYDIN ESEN


A�IK OTURUM KONU�MALARI

EV�N �LYASO�LU (Oturum ba�kan�)

...Johann Sebastian Bach. 1685�de do�mu� 1750�de �lm��. �l�m�yle Barok �a� kapanm��, Klasik �a� a��lm��. Oysa Bach hi�bir zaman kendi �a�� i�inde zaptedilememi�. Aradan y�zy�llar ge�mi� ve h�l� g�n�m�ze ���k tutan y�z�yle g�ndemimizde yer almakta.
Uzaya g�nderilen "insanl�ktan �rnekler ta��y�c� kaps�l"�nde Bach��n m�zi�i var. Bu kaps�l bundan y�z y�l sonra uzaydan yay�n yapmaya ba�lad���nda, g�ne� sistemindeki veya d���ndaki gezegenler de Bach�� dinleyecekler. Bug�n Bach�tan bu yana bestelenen t�m m�zik yap�tlar� yitip gitse bile, biz Bach��n m�zi�inde, bug�ne dek neler bestelenmi� olabilece�ine dair ipu�lar� bulabiliriz.
Hemen her yorumcu sabah uyan�nca Bach �alar, ��nk� onun havas� suyu, g�das� Bach�t�r.
Bach��n �a��nda Newton gibi bir bilim adam� yer�ekimini kan�tlam��, Amerika�da Ba��ms�zl�k Bildirgesi'ni olu�turan ko�ullar olgunla�m��; Osmanl�lar Viyana kap�lar�na dayanm��... Bach�� bunlar ne denli ilgilendirmi�tir ki! O her hafta Leipzg�deki Aziz Thomas Kilisesi'nde, kentteki g�ncel olaylara g�re bir kantat bestelemekle y�k�ml�d�r.

Bach kendi �a��nda bir yenilik�i de�ildir. O g�ne dek olup biteni bir yerlere yerle�tirmi�, derleyip toparlam��t�r. Bir ara�t�rmac�d�r. Kendinden �ncekileri ve �a�da�lar�n� ara�t�rm��, bir dolu nota kopyalayarak kendi kendine pek�ok �ey ��retmi�tir.

�leti�im ara�lar�n�n olmad��� bir d�nemde, Almanya s�n�rlar�n�n d���na hi� ad�m atmam��, 20 �ocu�u ile birlikte d�kal�klarda, prensliklerde ve Luter'ci Kilisenin merkezlerinde ya�am sava�� vermi�tir. �ld��� zaman usta bir orgcu, iyi bir org uzman� ve kentin dinsel m�zi�inin hizmetlisi olarak tan�n�rm��.
�l�m�nden neredeyse y�zy�la yak�n bir zaman dilimi i�inde yeniden ke�fedilince onun yap�tlar�ndaki derinlik de g�ndeme gelmi�tir. Bach��n m�zi�i, saf m�ziktir. Yal�nd�r, oysa en karma��k dokuyu i�erebilir. Tekd�ze g�r�nebilir oysa yo�un devinimi bar�nd�r�r.

EVET; Biz bug�n burada b�t�n �a�lar�n bestecisi Bach�tan �ok, b�t�n sanat alanlar�na da ���k tutmu� Bach�tan s�zedece�iz. Bach�� kendi sanat disiplininin, m�zik sanat�n�n d���nda konu�aca��z. ��te bu nedenle konuklar�m�z do�rudan klasik m�zik alan�ndan se�ilmedi.

Bach�� m�zik�i Bach d���nda konu�aca��z. Yap�s�n�n di�er sanat dallar�na etkisini, m�ziksel b�t�nl���n�n olu�turddu�u esin kaynaklar�n� irdeleyece�iz.
Bach �st�ne bir do�a�lama olarak bakabiliriz bug�nk� panelimize. Belki de Bach��n �����nda bir kanatlan�p u�ma, diyebiliriz...

�lk s�z� say�n Do�an H�zlan�a vermek istiyorum. Efendim, Bach m�zi�inin �ok ayr�cal�kl� bir dinleyicisi oldu�unuzu biliyorum. Bazan �yle CD�lerden s�z edersiniz ki yaz�lar�n�zda, ben bir m�zik�i olarak k�skan�r�m. Sizi Bach hangi �lkelere g�t�r�r?

DO�AN HIZLAN

Be�-alt� g�nd�r Bach �zerine ��kan kitaplar� okudum. Acaba m�zi�in d���nda nerelere ta�m��t�r diye. Ve zaman zaman da o y�zy�lda T�rkiye�deki m�zik�ileri, bestecileri d���nd�m. Onlar�n neden bir kiliseye kantat yapan bir bestecisinin, �a��n b�t�n d���nce hayat�yla, al��kanl�klar�yla ba�lant� kurulan birer �al��ma yap�lmas� m�mk�nken, bizde neden b�yle bir geni�leme yoktur? Yo Yo Ma�n�n Bach �ello S�itleri ve ondan esinlenerek yap�lm�� bir filmi var. Ger�ekten Bach�� ben nas�l alg�l�yorum, ben neden Bach�� seviyorum. Ben onun eser yazd��� �� enstr�man� �ok sevdi�im i�in belki ona ba�lan�yorum: Biri lut, biri �ello, biri de klavsen (harpsichord). Ben her sabah, sanki beni ar�t�yormu�, i�imi y�k�yormu� gibi klavsen dinlerim �al��ma odamda.
Bach��n sadece m�zi�ini d���n�yoruz. Bach��n yaln�z Barok d�neminde yapt�klar�n� ��reniyoruz. Ama Barok d�neminde m�zi�in di�er alanlara da ta�t���n� okuyunca insan, T�rkiye�deki bestecilerle de mukayese ediyor tabii. Bach��n eserini de�i�ik d�nemlerde insanlar nas�l dinlerlerdi acaba?
Bende Cassals��n G�ney Amerika�ya g�� etti�i zaman doldurdu�u �ello s�itleri vard�r. Bunlar� ilk dinledi�imde �ok farkl� gelmi�ti. Kapa��n� Picasso yapm��. �ok eski bir icra. Sonradan bir m�zik�i arkada��m dedi ki: Bu �spanya i� sava��nda �ekti�i ac�lar�, dertleri, s�k�nt�lar� da Bach yorumuna eklemi�. Sonra d���n�yorsunuz ki, bizde bir m�zik�inin herhangi bir mimari ile bir d���nce hareketi ile ba�lant�s� yok.
Bach�a ve Barok mimarisine bakarken "bu binalar, bu mimari donmu� bir m�ziktir" diyor.
Bach, her ayine bir beste yeti�tirecektir. Herg�n belli bir saatte yaz� yazmakla y�k�ml� oldu�umda kendimi Bach gibi g�r�yorum. Bir de hayat�n i�inde olan bir besteci. Posta m�d�r�n�n kar�s�n�n �l�m�ne veya bir prensin do�um g�n�ne de beste yap�yor. Kilise d���nda da, "l� dini" beste yap�yor.

..."Update" edilmesi, bug�ne getirilmesi de beni ilgilendiriyor. Birka� ara�t�rmac� Bach ile d���nce hareketlerini irdelemi�. Ayd�nlanma �a�� ona g�re, birtak�m d���nce unsurlar�n�n istiflenmesidir. Yenilikler de�ildir �nemli olan. T�pk� Bach��n yapt��� gibi. Drefyus ise ba�ka bir �ey s�yl�yor: "O Spinoza gibi, do�rudan do�ruya yapt��� m�zik rasyonalist, ak�lc� m�ziktir." diyor. Bir bestecinin bu kadar �ok yorumlanmas� onun d���nce d�nyas�na itiyor. Ayn� y�zy�l�n biraz �tesinde bizdeki m�zik�ilere bakt�m. Tabii ba�ka alanlarda mukayeseleri var. Schweitzer m�zik ve �iir �st�ne bir deneme yapm��. Ona g�re m�zik de �ne ge�iyor zaman zaman ama her�ey �iir, bir de resim. Bach��n eserlerinden acaba g�z�m�zde bir �iir mi yaratabiliriz, yoksa bir tablo mu? Ona g�re Beethoven, Bach birer ressam m�d�r? Buna kar��l�k mesela Wagner de bir �airdir. Michelangelo da bir �airdir Schweitzer�e g�re.
Gabo m�zi�i ile geleneksel Bach birarada dinlenebildi, yak�nlarda yap�ld�. �yle m�zik�iler var ki, onu g�n�m�zde ba�ka yerlere ta��d���m�zda da ayn� zevki alabiliyoruz. Beni rahats�z etmedi. Pekineller�in yapt��� yeni Bach pla�� gibi.
Bug�ne getirilmi� tadlar veriyor ama ondan sonras� do�rusu bana �a��rt�c� geliyor.
Bunlar�n i�inde dinledi�im Bach�larda benim tabii ki en sevdi�im icra: Cassals, o G�ney Amerikada doldurulmu� olan�. Leopold Stokowski 1927�lerde orkestrasyonunu yapm��. ��yle bir deyim kullan�yor: Bu orkestrasyonu yaparken ben bir eserin org i�in aranjman� nas�l yap�l�yorsa, o y�ntemi �arp�tmamaya �al��t�m.
Bach��n b�t�n bu yans�malar� benim i�in bir durgunluk, dinginlik sa�lar. Bir Bach��n m�zi�i ne yaz�k ki bizim T�rkiye�deki yazar ve �airlerde pek kimseye yans�mam��. Enis Batur�a Bach��n m�zi�i yans�m��. Bir par�a da T�rk m�zi�i Atilla �lhan�a.
M�zi�in ard�nda ke�fedilen �iir. Mesela ben bir opera kitab�nda bunu okuyorum. M�zi�in matemati�inin b�t�nl��� var Bach�da. Ne yazik ki kendi m�zi�imizde b�yle bir etkile�im yok. Sanat b�t�nc�l bir etki arac� de�il bizde. Hammamizade en g�zel ilahileri, Mevlevi ayinleri�ni yazm��. Ama bunlar hangi d���nce hareketine g�re? Ancak ve ancak bir Mevlevi d���ncesinin onu etkilemesi, izd���m�, kendi �ileden �t�r� etki alan�n� yazm��. Bach��n kilise d�nyas�ndaki etkilenmesine benziyor ama onun gibi arkas�nda bir mimari, mimarinin arkas�nda ba�ka bir alan yok.
Luter d�neminin (Eisenach'l� Luter) olarak an�lan, Alman ��k��l� bestecisi Bach. B�lgenin m�zi�i var, milliyet�ilik var. Orada ��k�� bir Alman m�zi�idir.
Sonra da d�nyan�n m�zi�idir bu.
Sanat��n�n sanat��ya destek olmas� �ok �nemli bir konu bence. E�er y�zy�l sonra Mendelssohn Bach��n notalar�n� bulup tan�tmasayd� bug�n biz onu ne kadar biliyorduk? �imdi Enis�in, Ahmet Hamdi Tanp�nar�� yeniden yay�nlamas�yla, �Huzur� g�ndeme geliyor. Sanat�� sanat��n�n deste�i olmal�.

�LYASO�LU: Asl�nda "Sabah uyan�nca Bach dinlerim" c�mlesi b�t�n m�zik�ilerin solgan� gibidir. Kutsal bir kitap gibi onu okumas� gerekir. Bir oksijen, soluk al�p vermedir. Bach dinleyerek g�ne ba�layan yorumcu da kendini daha sa�lam hisseder. Say�n Do�an H�zlan da Bach ile g�ne sa�lam ba�lad���n� belirtiyor. �imdi yine bir edebiyat�� ile devam edelim ve Enis Batur�a s�z verelim. Bildi�im kadar�yla bir roman yazmakta �u s�ralarda. Ad� da "F�g Sanat�". Evet, nas�l bir kanatlan�p u�makt�r Bach�dan etkilenmek?

EN�S BATUR

Yazmakta olsam yine iyi. Yazd�m. "F�g Sanat�" adl� bir roman denemesi. �zg�rce bir kitap yazd�m ve hangi t�re girdi�ini ger�ekten bilmiyordum. "Roman Denemesi" dedim alt ba�l�kta. En �ok romana yak�n. Bir s�re sonra insan sokulmak istedi�i edebiyat kal�plar�ndan s�k�lmaya ba�l�yor. Ben de �zg�rce bir kitap yazd�m.
Bir yorumcunun yakla��m�ndan yola ��kmak istiyorum: �Bach�� anlamak i�in bilgin ya da bilge olmak gerekir. Bach�� �almak i�in usta ya da uzman olmak gerekir. Sevmek i�in ise dinlemek yeter� diyor. Dolay�s�yla birinci ve ikinci kategoride yer almayan insanlar�n ���nc� kategoride rahatlad�klar�n� s�yleyebiliriz. ���nc� katagoriye girmek bir �zellik ve �zg�rl�k. Bir ba�ka �zg�rl�k daha var, dinlemek kadar masum olmayan bir �zg�rl�k, Bach�tan yola ��k�p bir �eyler yapmam�z� k�s�tlayan kurallar, yasalar yok, bereket. Yerimizi �a��rm�yorsak! Yani kendimizi bilge-bilgin, usta-uzman kategorisine sokmuyorsak, do�ru bir yerde durabiliyorsak Bach i�in ba�ka �eyler de yapabiliriz. �rne�in bir ressam Bach�tan esinlenerek bir resim yapabilir, bir yazar Bach��n bir yap�t�ndan esinlenerek �al��malar yapabilir. Bu konuda �zg�rl�klerimiz var.

�evremde yaln�zca edebiyat d�nyas�n�n insanlar� yok. Edebiyatla do�rudan ilgisi olmayan sosyal bilimci, sanat tarih�isi arkada�lar�m da var. Onlar genellikle edebiyatla ilgili i�lere bakarken biraz ��phe duyuyorlar, g�r�yorum. ��tenlikle baz� serzeni�lerde bulunuyorlar. Diyelim ki bir sanat tarih�isi bir edebiyat adam�n�n, �irine, roman�na ya da denemesine musikiyi alet etmesine
k�zabiliyorlar.

"Hangi bilgi, hangi, �l��ler, hangi birikimle bu i�e kalkt�n�z?" denince, i�te bu �zg�rl�klere s���narak cevap veriyorum. T�rler baz�nda bakacak olursak, �iirle musikinin yollar� bir noktadan ba�layarak hafif�e ayr�lm��t�r. �kisinin i�i�e oldu�u, birbirine e�lik etti�i d�nemler ya�and�. Yollar� bir miktar ayr�lsa da birbirlerini g�rerek ilerlemi�ler. Bir noktadan sonra yeniden birbirlerine yakla�m��lar. Bir edebiyat adam�n�n musiki ile ili�kileri birka� d�zlemde toplanabiliyor gibi geliyor. �e�itli �rnekler not ettim. Sonnet, Ninni, �ark�, t�rk�.
Alt t�rleri se�ti�i zaman bize bir sinyalde bulunuyor: Musiki a��rl�kl� bir �iirle kar�� kar��yas�n�z. Yani ezginin �n plana ��kaca��, ezginin belki motor g�revini g�rd���, di�er ��eleri, etmenleri biraz daha k�y�ya itti�i, �rne�in anlam dokusunun, musiki kayg�lar�na g�re biraz daha geride kald���, bir formu ye�ledi�ini g�steriyor. 20.y�zy�l�n �iir ��k��lar�n�n aras�nda, do�rudan do�ruya musikinin a��r bast��� �iir b�t�nl�kleri vard�r. �rne�in: Rilke�nin sonnetleri se�ilmi� bir bi�imdir. Rilke, Requiemler'le musikiye yap�sal g�ndermeler yapar. Musiki kayg�s�n�n, ezgi kayg�s�n�n musiki ba�lant�l� olarak �ne ��kt��� �rnekler bunlar.

Musiki kayg�s�n�n do�rudan �ne ��kmad��� �rnekler de vard�r. Dilin ezgisine s���nmay� tercih eden, bir yan kolun, yan sanat�n olanaklar�n� kullanmaktansa, dilin kendi olanaklar�ndan yararlanan �airler de olmu�tur.

Bir de musikiyi do�rudan do�ruya konu eden �iirler vard�r. Elimde bir Antoloji var: U.S.Aiforce�un �zmir�deki k�t�phanesinden yola ��km�� benim k�t�phaneme gelmi�. Farkl� ba�l�klar alt�nda, �rne�in m�zik ara�lar� �st�ne, gitar, org �st�ne. Ama� musiki ara�lar� �st�ne yaz�lm�� �iirler. K�t� de olsa kullan�lm��. �ark�-ezgi-insan sesi-besteci �st�ne (Auden�in ola�an �st� �iiri) dans musiki ili�kileri, Shakespeare�den par�alar. Dolay�s�yla yap�lm�� musikinin konu edildi�i konudan s�zedebiliriz.

Bir de do�rudan do�ruya besteci talep etti�i i�in onun i�in �al��an �airler vard�r. Ya da ikisi �ok iyi anla�t�klar� i�in. �zellikle �air denizalt�ndad�r bu durumda. Kendisi de biliyordur. �rne�in Eric Satie ile A.Cortot�nun �al��mas� gibi. Bizde de Bilge Karasu�nun, Tar�k G�nersel�in libretto �al��malar� gibi. B�yle bir koridor oldu�unu biliyorum.

Daha karma��k bir alan, �iire g�re, musiki �roman ili�kisinde g�ze �arp�yor. Thomas Mann��n roman� Dr. Faust. Olgunluk d�neminin yap�tlar�ndan. Sch�nberg biraz sinirlenip mahkemeye vermeye kalk��m��. ��nk� Andrea Levercour�u 12-ton�un bulucusu olarak �ne ��kartm�� Mann! Polemiklere bula�m�� bir roman. �nemli olan Mann��n burada musiki parametrelerini de�i�tirecek olan yenilik�i bir besteciyi, b�t�n roman �rg�s�n� oturtmas�.

Bir ba�ka musiki a��rl�kl� �nemli roman, Herman Hesse�nin Boncuk Oyunu. �kinci d�nya sava��n�n y�k�mlar� ard�ndan yaz�lm��. B�t�n de�er sistemleri ��km��.�nsana ula�man�n, terbiyenin, e�itimin, insan olman�n yolu olarak bunu se�mi�. Bunlar musikiden ge�er.

Pascal Pienan'�n roman�... �ki �alg�c� aras�nda gidip gelen o k�sa-yo�un-ac�kl� bir roman. Bir Alman yazar�n "Handel�in Kafas�" diye k�sa bir roman� var. M�zik �st�ne pe� pe�e romanlar yazm��. M�zikolog bilgisi ile kotar�lm�� bir roman. Romanc�n�n bilgili bir konumdan hareket etti�i bir roman. Bir de Thomas Bernard hemen akl�ma geliyor. Son kahraman� da Glenn Gould idi. Kendisi de piyano e�itimi g�rd��� i�in o �fkeli g�z�yle, G.G�un �zg�n yorumlar�n� bir de yazar g�z�yle d�nyaya nakledi�i. Dolay�s�yla musiki roman �er�evesinde uzat�lacak bir liste var; kendine �zg� geni� bir damar bu.

Bir de edebiyat��lar�n "hadlerini bilerek", bunun alt�n� �iziyorum, bir m�zikolog ya da sanat tarih�isi bilgisine sahip olmad�klar�n� bile bile yazd�klar� kimi yap�tlar ya da besteciler �st�ne yazd�klar� denemeler var. Hemen akl�ma gelen Michael Pitour�un Beethoven�in 33 Diabelli �e�itlemesi �st�ne Pitour�un 33 �e�itlemesinden olu�an frapan, ka��k bir deneme kitab�. Bir de Stravinsky �st�ne kurdu�u, harfler ve notalar aras�nda olduk�a sarho� bir �al��mas�.

Bir de bestecilerin edebiyatla ili�kileri var. Nas�l birileri "edebiyat��lar m�zik bilmiyorlar, uzman� de�iller" diye yad�rgan�rsa, �b�r taraf i�in de ayn� �ey s�ylenebilir: Schubert�in Goethe, Usmanba���n ya da Boulez�in Mallarme�nin Debussy�nin Edgar Allan Poe, Britten�in Melville�in Billy Bud��; Kurt Tag��n Kafka yorumlar�. Bestecilerin edebiyatla u�ra�malar� ve oradan ��k�� noktalar� bulmalar� iki taraf aras�nda koyu bir muhabbetin ilerledi�inin g�stergesidir.. Edebiyat��lar�n musikiye, musiki�inas�n edebiyata bak���n�n ��yle bir ortak, i�i�e ge�en bir halka olu�turdu�unu, bu i�i�e halkan�n da, birbirinden kopmaz ayr�lmaz bir b�t�n oldu�unu s�yleyebiliriz.

Bir kitap yaz�ld���nda elinize ��yle bir �ey geliyor. Bir blok bunun i�ine girmi�tir. (O s�rada bir kitap g�steriyor!)

Bu kitap dedi�imiz �ey, bir sorunun ille de ��z�m� de�ildir, bir sorunun kendisi de olabilir. Ben s�z konusu kitab�m� bir sorun olarak i�imde �ok uzun s�re ta��d�m. Bu sornunun ��z�m� beklemedi�im bir �ekilde Bach�dan ��kt�. Bach dinledi�im i�in de�il, ba�ka bir besteciden de ��kabilirdi. Bach��n kendi yap�tlar�n� bir m�zikologun deyimiyle bir cebir denklemi gibi kuruyor olmas�, beni gen�lik y�llar�ma g�t�rd�. 14-15 ya�lar�mdayken cebir derslerimde, bir �e�it sarho� gibi cebir denkleminin i�ine kendimi sal�verdi�im d�nem. Derdimin ��zmek olmad���, devaml� �n�me problem y���lmas� gerekti�i. ��z�l�r ��z�lmez bir yenisi gelsin. Kendimi kaybetme �eyi. B�t�n bunlar yanyana dizildi. Kafam�n i�inde olduk�a h�zl� d�nen, say�s�n� tespit edemedi�im harfler. Bunlar�n aras�nda bir i�i�e okuma durumu geli�ti. Sonu�ta Bach��n "F�g Sanat�" adl� yap�t�, 250 y�l boyunca ��z�lemeyen sorununun asl�nda h�l� s�r�yor oldu�unu g�steriyor. Bizim sonsuz bir potansiyel ile durmadan b�y�k musiki yap�tlar�n� h�l� dinlememiz, �nemli tablolar�n kar��s�nda kalmaya devam etmemiz, �a�dan �a�a eski yap�tlar� durmadan yeniden ke�fedip onlarla ili�kiye girmemizin s�rr� da burada yat�yor. Bir yap�t�n o sonsuz kapasiteli b�y�s� ile asl�nda kapal� bir d�nya oldu�unu, bir bi�imde bitmi� oldu�unu kabul etmek zorunday�z. ��nk� �n�m�zde bir blok halinde duruyor ve her seferinde bir yorumcu onun bitmi� halini ba�ka t�rl� bir bi�imde okumaya �al���yor. Bir yaz�l� yap�t nas�l �retilir. Benim kayg�m oydu. Ben de Bach��n o yap�t�ndan konu�a konu�a ilerlemeye �al��t�m. F�g kavram�na y�kledi�i tan�m� da �ok be�endi�im i�in �u anlay��la yakla�t�m: Ayn� anda konu�an d�rt ki�inin s�ylediklerinin bir b�t�n olarak, bir �rg� olarak ortaya ��kart�lmas�, bir da��n�kl�k de�il, sa��rlar diyalo�u de�il. ��k�� noktam da buydu.

�LYASO�LU: Say�n Balkan Naci �slimyeli, Bach bir ressam�n alanlar�na nas�l girer? Tarih boyu resim sanat�nda Bach yap�s�n�n yans�d��� �rneklerden s�z edebilir miyiz?

BALKAN NAC� �SL�MYEL�

2000 y�l�n�n dokuzuncu ay�nda Bach konu�uyoruz. �n�m�zdeki bin y�l sonunda da insanl�k Bach konu�maya devam edecek. Peki Bach�� bu kadar zamanlar �st� tutan �zellik nedir? Bence Bach��n b�t�n zamanlara ola�an �st� de�er vermesi. Onu d�nden bug�ne ta��yan en b�y�k nedenlerden bir tanesi. Bach bir �a� sonu sanat��s�. Ge� Barok. B�t�n �a� sonu sanat��lar�nda g�rd���m�z, �a��n b�t�n sars�nt�lar�n�n yat��t���. �a��n b�t�n k�y�mlar�n�n, ser�venlerinin, bir tortu gibi ac�n�n i�ine ��kt���, geni� bir karamsarl���n sanat��s�, toparlay�c�s� oldu�u kadar. Radikal bir yenileyici de�il ama b�t�n eski de�erleri tek tek kuyumcu i��ili�i ile duygulu yarat�c�.
.....
Hem kul hem birey. Hem gelenek�i hem gelene�i y�kan bir adam. Hem ak�lc� hem duygucu. Verici ve bu nedenle hep kazanan belki.

Biliyoruz ki onun d�neminde yap�tlar�n�n de�eri �ok iyi anla��lm�� de�il ama o b�t�n bunlara ald�rdmadan, bir m�min inanc�yla, bir a��r i��i olarak g�n�l vermeye devam etmi�. Neredeyse b�lgesinden d��ar� ��kmam��, d�nyay� g�rm�� de�il, ama b�t�n b�y�k sanat��lar gibi d�nyay� tanr�sal bir �st bak��la kavrama yetene�i ile bulundu�u noktada ba�arabilen biri. Bu nedenle ben size Bach��n, bu b�y�kl�kteki bir alan�n, merkezin, dalga dalga b�t�n alanlar� etkilemesini �ok do�al sayarak, ancak resimli bir Bach denemesi sunmak istiyorum.

�nce resim-m�zik ili�kilerine k�saca de�inmeliyim. Belki de bu iki sanat�n soyutlamac� nitelikleri onlar� birle�tiren en �nemli unsur. Leonardo�n�n �ok g�zel bir s�z� var: "Felsefeyi ve do�ay� sevmeyen resim sanat�n� da sevmez" der. Yani imgeleri ve onlar�n ruhunu kavramak anlam�na geliyor. Ayn� �eyi m�zik i�in de s�yleyebiliriz. �ki sanat da alan yaratan ve alana yay�labilen yetene�e sahiptirler. Resim imge yoluyla d���nmeye, m�zik ses yoluyla d���nmeye davet eder ve birle�tikleri alan belki de felsefedir. �kisinin de resmin m�zik kadar yo�un oldu�u bir �lkeden ��kmas� ilgin�tir. �kisi de i�i�e verimlerini �o�altarak �talyadaki b�y�k R�nesans de�erlerini olu�turmu�lard�r.

Barok, Portekizce bozuk-inci, �ekilsiz inci anlam�na geliyor. A��r� �slubunu, a��r� dramatizasyonunu, par�ac�l�k, te�hircilik, bir anlamda yermek ve k���ltmek i�in kullan�lm�� olabilir ama bozuk da olsa, �izgi d��� da olsa bir �inci�. Barok e�ilimler R�nesans�n m�kemmeliyet�i, ak�lc� durgunlu�unu yava� yava� bireyin i� enerjisiyle alt edilmeye ba�lad��� y�zy�l sonuna rastlar.

Michelangelo'da bu i� enerjiyi g�rebiliriz. Devinimler, mah�eri bir k�p�rt�, c�v�lt�, tansiyon. Bireyi tek olarak de�il, yazg�sal bir �rg� i�inde, bir cehennemi alana s�r�kleyen Chapel�ini d���n�n Vatikan�daki. Bir Barok ifade Michalengelo ile ba�l�yor. Tintoretto�da ayn� etkiyi g�rebiliriz. R�nesans sonunun bu iki b�y�k sanat��s�nda. Ama Bach�� etkileyen sanat�� asl�nda bir �nceki y�zy�la ait sanat��: Leonardo da Vinci. Bach, bir Barok sanat�� olmas�na kar��l�k, Barok�un a��r�l�klar�ndan, kar��tl�klar�ndan, a��r� s�s�nden, detayc�l���ndan ayr�lm�� ama bu i��ili�i sade bir �rg� haline d�n��t�rebilmi� bir m�zisyen. Bu alanda �slubu durulu�u, yal�nl��� ve m�kemmelliyet�ili�i a��s�ndan Leonardo ile �ok daha yak�n ili�kisi oldu�u d���n�lebilir.

Benim Bach�a yak��t�rd���m bir ressam da Zurbaran�d�r. Zurbaran, ke�i�lerin sade, i�ed�n�k, ac�l�, adanm�� ya�amlar�n� anlatan, bunu �ok hassas bir ayr�nt� i��cili�i ile y�zeye ta��yabilen bir ressam. Bach��n resmi ile neredeyse �rt��en bir ifadesi var.

Bunun d���nda bir de George de la Tour�un mistik derinli�i, alan i�inde yaratt��� katmanlar, monokrom renk derinli�i (teksesin zenginli�i gibi).

Sonuncu ressam da bence Vermeer�in kapal� interior�lar� i�inde, yaln�z ve hayat� yar� aral�k pencerelerden g�rmeye �al��an kad�n portrelerindeki h�z�nle Bach��n m�zi�i aras�ndaki b�y�k paralellik. Bunlar� Bach�a yakla�t�ran plastik �l�� bence ���k, mistik ���k. E�yalar� ku�atan, derinle�tiren, ayr�nt�lar�n� parlatan, can al�c� noktalar�na dokunup ge�en, se�meci bir ���k anlay���, Bach��n m�zik atmosferindeki m�zi�i kavray���nda ayn� se�kinlik ve i��ilik izlenebiliyor.

�imdi Bach�� resimsel olarak tan�mlama denemesine girmek istiyorum...

�rne�in Bach kompozisyon olarak, g�rsel bir kompozisyon �emas� olarak nedir? Bence Gotik ve R�nesans��n dikey ses anlay���na kar��t olarak olu�turdu�u d�nyaya ve ya�ama yay�lan yatay kesitler ve bunlardan olu�an sembolik, mistik anlam, yani bence bir ha� kompozisyonu. Hem bir verim ustas�, hem bir Hristiyan olarak kal�c� tek �zelli�i bu "kross"ta sembolle�ti�ini s�yleyebiliriz. Bu a��dan Bach��n b�t�n eserlerini ben dini eser olarak yorumluyorum. M�thi� bir vecd hali, m�thi� bir inanm��l�k ve adanm��l�k, m�thi� bir i� alan yaratma yetene�i.

Espas olarak bakt���m�zda, yine bir resimsel de�er olarak, gotik ile r�nesansta bo�lukta as�l� duran seslerin Bach��n m�zi�inde bo�lukla elele vererek, birle�erek anlaml� c�mleler halinde yer d�zlemine yay�ld���n� ve kendi alanlar�n�, kendi mimarilerini yaratt���n� s�yleyebiliriz. Da��n�k ve ruhani seslerin, Bach��n m�zi�inde anlaml� c�mleler halinde yukardan a�a��ya s�z�l�p bir alan olu�turduklar�ndan s�zetmek m�mk�n.


Bach��n mimari anlat�m�, sesleri ana kitleyi inkar etmeden, onun y�zeyini bir eldiven gibi saran, bir g�zenek ayr�nt�c�l��� i�inde, ana kitleyi bir tekst�r gibi saran organik alanlar. Ana par�ay�, par�alar redetmez, ona kar�� gelmez, m�cadele etmez. Barok m�zi�indeki kar��tl�klar�n bir gerilim alan� yaratmaktan �ok bir huzur alan� olu�turdu�unu g�r�yoruz.

Renk olarak bakt���m�zda Bach��n renk d�nyas�n� tevekk�l halinde mistik bir gri i�ine yerle�mi� binlerce renk par�lt�s�ndan olu�an bir d�nya olarak tan�mlayabiliriz.

Kontrast konusunda b�t�n par�ayla sava�maz. Par�alar bir Do�u mistisizminin, b�t�ne a�k� ile b�t�nle�mek enerjisi i�inde hareket etti�ini g�r�r�z.

Bence tekst�rel anlamda da, par�a b�t�n ili�kisinde de Do�ulu bir mistik bir tavr� oldu�undan s�z etmek m�mk�n. Ayr�nt�c� ve par�alay�c� Barok ifadenin d���nda b�t�n� ku�atan incelikli bir doku i��ili�i oldu�u s�ylenebilir.

Bach i�in bir fresko ressam� demek de zor de�il. Yatay bir d�zlemdeki ifadesi pastel renkli bir anlat�md�r ve insan�n benli�ini, tanr� ile ili�kisini kavrama s�reci i�ersinde bu yolu belirleyen bir yatay aray�� sistemi gibi tecelli eden m�zik �emas�.

Bach��n bir ayna, b�t�n zamanlar� emen, i�inde s�rd�ren, sonradan gelece�e yans�tan geni� bir ayna oldu�undan s�zedilebilir.

Leonardo ile Bach ili�kisine de�inmi�tim. Italyanca'da "Sfumato" diye pusland�rma anlam�nda bir s�zc�k vard�r. Leonardo, a��k ve koyunun, ���k ve g�lgenin birbirlerine kar��t de�il, tamamlayan unsurlar� oldu�unu iddia ederdi. Belli bir i��ilikle bulu�turarak, bi�imleri etraf�nda hassas puslu bir alan yart�rd�. Ayd�nl�kla karanl��� birle�tiren y�n�yle iyi bir "sfumato" sanat��s�.

Pentimento (pi�manl�k) ressam�. Yani sanat�� tuval �st�ne �izdi�i bir �eyi be�enmeyip �zerine yeniden boya �ekiyor, onu da be�enmiyor, yeniden �al���yor, yeniden kapat�yor... Fakat bu katlar zamanla ya�l�boyan�n �effafla�mas�yla yava� yava� alttan y�zeye do�ru kendini belli etmeye ba�l�yor. Buna sanat��n�n pi�man olup �st�n� boyamas�ndan hareketle "pentimento efekti" deniyor. Bach��n m�zi�inde de bir pentimento efekti g�r�yoruz. Ge�mi� zaman�n b�t�n katlar� saydam bir �ekilde, incelikli bir bi�imde y�zeye vururlar.

Bach��n �a��na ne kadar yak��an bir sanat�� oldu�unu anlatabilmek i�in Tarkovski�nin (Vasiyet) filmi Kurban�dan s�z etmek isterim. �Kurban�da Tarkovski, Leonardo resmi ile Bach��n m�zi�ini yanyana kullan�r. "Krallar�n Secdesi" tablosu Kurban��n a��l�� resmidir. Oradaki bir a�a� resminin �g�tten olu�ur film. O a�ac�n sulanmas� ve ye�ermesi �st�ne. Bach hi� dokunulmadan bile, �a�da� bir yap�t�n i�inde ayn� duygular� ya�ayan, ayn� duygularla birbiriyle akraba olan sanat��lar, �a�da� yap�tlara da ne �l��de yak��abilir. Sinemas� adeta bir fresko i�inde cereyan ederken filminin b�t�n ritmini, temposunu, gizemini anlat�rken Bach��n m�zi�inden ola�an�st� bir bi�imde yararlan�yor. Bach bu �a�da bir sanat��ya da y�zy�llar �ncesinden ola�an �st� bir g��le omuz veriyor.

�LYASO�LU: �imdi Say�n Balkan Naci, Bach�� �ok ruhani y�n�yle, mistik bir besteci olarak daha ziyade ele ald�. Tabii ki m�thi� bir m�rid Bach. Ama onun �ylesine d�nyaya ba�l� yap�tlar� da var ki, �rne�in hi� opera bestelememi� ama baz� kantatlar� t�pk� birer opera gibi ve o zamanda bestelenen bir tak�m opera denemelerinden kat kat �st�n. Onlar�n i�inde kulland��� o d�nyasal ya�ama co�kusu, belki yine tanr�sal g��ten ald��� ya�ama co�kusu son derece dramatik olarak dile geliyor. �rne�in "Kahve Kantat�"nda dramatik hatta "satirik" y�nler var. "D���n Kantatlar�"nda �ylesine co�kuludur ki, dans etmek gelir i�inizden.
�imdi s�z� aram�zdaki en m�zik�i Say�n Ayd�n Esen�e vereyim. Sabahleyin La Petit Bande��n kurucusu Kuijken ile konu�uyorduk. "Bach�� istedi�iniz ortama uyarlay�n ama kendi egonuzu kullanmadan, eserin yarat�ld��� ana en ba�l� �ekliyle ortaya koymal�s�n�z. Bach m�zelik de�ildir, tabii uyarlan�r ba�ka ortamlara" diyordu. Siz bu durumu nas�l kar��l�yorsunuz?
Siz klasik m�zikten yeti�mi�, sonra da akademik olarak caz e�itimi alm�� bir besteci ve yorumcusunuz. Dolay�s� ile klasik m�zikteki Bach�� da tan�d�n�z, bug�ne ula�an Bach�� da izliyorsunuz herhalde. Bach art�k kendi kal�plar�n�n d���na ��k�p �e�itli sanat��lar tarf�ndan caz ve hafif m�zi�e uyarlan�yor. Sizi klasik alg�lamalar�n d���nda bir yoruma davet edelim.

AYDIN ESEN

G�zel �eyler s�ylendi, bilmedi�imiz y�nler ortaya ��kt�. Bilgimizi tazeliyoruz. Bach hakk�nda konu�mak �ok b�y�k bir olay.

En �nemlisi m�zik yazmak. Ben ufak ya�lardan beri m�zik yaz�yorum. Bach benim i�in a�abeyimden babamdan daha yak�n olmu� bir insan. Bach bunlardan biri, hepsi de�il tabii ki. �ok net bir ki�ilik. M�zik a��s�ndan etraf�ndaki de�erleri bilip bilmedi�i tart���l�r. Ileti�im a��s�ndan d�nya ile �ok ilgisi yok gibi, biliyoruz ama Bach ve ondan evvelkiler biliyorlard� bir eser �al�nd��� zaman. Baya�� dengeli ba�ar�l� i�ler yapt�lar. �nsanlar�n �ok �ok zaman�n� alan bir besteci. Bir mezur��n�n bile saatler alabildi�i. Ben de bazen alt� y�l zaman�m� alan, bir bu�uk saniyelik bir mezur yaz�yorum.

Bach�� �ok �ok dinlemek gerekir onu sevmek i�in.

M�zikal detaylar a��s�ndan i��ilik, konseptin oturu�u ve ondan sonra gelenlerin bunu ta��y���. Dini taraf�na fazla dokunam�yaca��m. Bir�ok de�erverdi�imiz besteciler bu tarz eserler yaz�p �st d�zeylere geldiler. M�zik ve politika olay� o zaman da vard�. �imdi de var. Olaylar�n detaylar�. �nanm�� bir ki�i ama olay onunla da bitmiyor. Bach��n yapt��� i� 250 sene gibi bir zaman ge�ti. Onu d���n�nce "olmu� mu o kadar"? diyorsunuz. Akl�ma geliyor ama inanam�yor insan. O bizden hi� uzakla�mad�. Ben her g�n Bach dinleyenlerden de�ilim ama Bach yak�nlarda bir yerlerde ya��yor. Son 250 y�ld�r bir s�r� tarzlar ��kt�. Bach hafif m�zi�e ve caz�a nas�l etki etti, bilmiyorum. Ben Bach �alarak b�y�d�m. Bach olsun diye Bach �almam. O zaten hep vard�r oralarda bir yerlerde. Baz� par�alar�n� al�p veya belirli bir yerlerini al�p kulland���m� hat�rlam�yorum. �ok de�erli besteciler Bach�tan sonra onu yeniden ele al�p i�lediler. Stravinski�yi nas�l me�gul etti Bach! Berio, Boulez, Anton Webern... Sch�nberg de Berg de �ok �eyler yapt�. Webern �ok daha kompleks bir yaz� stiline sahip. Bach�� anlamas� zor da olsa sevebiliriz. Zevk vermesi. T�n�n�n zevk vermesi. ��in detaylar� �zeldir. Bir besteci eserini yazarken biliyorsunuz detaylarla u�ra��yor. M�zik 250 y�l sonra.Yaln�z m�zik de�il sanat�n her �retici dal�nda detaylarla u�ra��yorsunuz. Bu tip konu�malar� ar�yor insanlar. Payla�mak, durumlar�n nerelerde oldu�u. Son 40-50 senedir caz�n, popun ��k��� baz� m�ziklerin klasi�e benzeyi�i, kaba tabiri ile al�nt�lar yap�lmas�... derken insanlar bir s�r� de�i�ik m�ziklerde biraraya gelme �ans�n� elde ettiler. Bunun ne kadar� �ans, ne kadar� de�il, tart���lacakt�r.

Bach��n belki direkt etkileri yoktur popta rockda veya jazz�da. Fakat "indirekt" olarak bir m�zisyen bu dallarda da Bach-Mozart ve Beethoven�in varl�klar�n� bilebiliyor. O dalda �al��m�yorsa bile inceleyebiliyor. Ben buna �ok seviniyorum. G�n�m�z� anlamak �ok g�zel ama ge�mi�i de unutmayal�m diyoruz. Bu b�y�k de�erler bize hep bir yerlerden sesleniyorlar. �a��m�z� anlamam�z gerekti�ini her zaman s�yledim.

Bach �alarken ayn� anda di�er �a��m�zda ya�ayan kompozit�rleri ka�ak olarak �al���rd�k. Yasakt� �tekileri �almak. Okullar�m, hocalar�m �ok b�y�k de�erlerdi ama kendine d��en g�revi kendi yap�yor insan. Zaman�n �o�unu Bach dinleyerek ge�irmenin kar��s�nda dururum. O kadar �ok �ey var ki daha dinlenecek. Bach kadar, Mozart, Beethoven kadar Cesar Franck, Stravinski, Boulez, Berlioz dinlemek de o kadar �nemli.

Bazan ��yle sorularla kar��la�abiliyoruz. �ok zor sorular bunlar: �M�zi�in zevk almak i�in mi yoksa m�zik i�in mi olsun� diye mi yap�ld��� tart���lmakta her zaman. En �nemlisi sevmek bence. Bach��n etkileri �ok, ger�ekten �ok derin. Ve onun gibilerinin. Benim i�in Bach her zaman i�erlerimde biryerlerde ama onun m�zi�ini bir prod�ksiyon olarak kendi m�zi�imle birle�tirmeyi d���nmedim.

Akl�ma gelenler bunlar.

�LYASO�LU. B�t�n konu�mac�lara �ok te�ekk�r ederiz.

Sal�, Haziran 20, 2006

"Distributed Aesthetics"

"fibreculture"- Issue 7

Sal�, Haziran 13, 2006

"O YAZIYI KAZIYIN"!

Bug�nk� H�rriyet'ten:

"Bodrum Kalesi Sualt� Arkeoloji M�zesi�ndeki zindan�n giri�inde bulunan 'tanr�n�n bulunmad��� yer� yaz�s�n�n kaz�nmas� i�in K�lt�r Bakanl��� talimat verdi. M�ze y�netimi �ngilizce ve T�rk�e tabelay� kald�rd�. Kayaya oyulmu� Latince yaz�n�n nas�l silinece�i ara�t�r�l�yor.
��kencehane oldu�u i�in b�yle denmi�:
D�nemin kale komutan� olan Bizans Ordu Komutan� Jacgues Gatineu taraf�ndan 1512-1514 y�llar� aras�nda yapt�r�lan yer Saint Jean ��valyeleri taraf�ndan uzun y�llar i�kencehane ve zindan olarak kullan�lm��. Giri�teki yaz� oran�n i�kencehane oldu�unu vurgulamak i�in yaz�lm��. Zindan 5 Ocak 1523�te kalenin Osmanl�lar��n ele ge�mesiyle duvar �r�lerek kapat�lm��."
* * * *
Bu kaz�nacaksa iyice bir bakmak laz�m, ba�ka yerlerde ve daha yak�n zamanlarda yaz�lm��lar� var m� diye herhalde...!

Pazartesi, Haziran 12, 2006

TOPKAPI SARAYI EN SONUNDA WEB'DE!

Y�llard�r Topkap� Saray� i�in verilecek �zel bir web adresi yoktu. Bilkent �niversitesi'nin yapt��� �zel sayfalar d���nda! �imdi kendi alan ad� alt�nda bir site yay�na girdi: http://www.topkapisarayi.gov.tr/
-Laf aram�zda- bir tasar�m �aheseri oldu�u pek s�ylenemese de hi� yoktan iyi herhalde...

(Topkap� Palace Web Site: English version)

Journal of Communication Studies

Journal of Communication Studies (YEDITEPE UNIVERSITY)

Cumartesi, Haziran 10, 2006

"TANRIM, BANA B�RAZ BAYA�ILIK VER!"

��l

Bug�n�n unutma ikliminde baya��l�k, ��mar�k�a kendi kriterini dayat�yor, bunu onaylay�p normalle�tirme i�i de co�kun budalalara kal�yor. Ge�mi�in yap�tlar�n� k�r�p, bozup, tahrip eden bu �e�it unutturman�n, k�lt�r�n �l�m� demek oldu�unu g�rebilmek gerekiyor. Ama geveze kolektifi i�inde yer alman�n ak�l g�c�n� ve yetene�i pek iyi tasvir eder sand��� ve her ko�ulda yetenekli oldu�una inanm�� o ruh, ge�mi�in b�y�k yap�tlar�n�n bug�ne ili�kin bir k�lt�r kriteri olamayaca�� d���ncesini alttan alta y�r�rl��e sokman�n, hor g�rd��� baba evini k�r�p d�ken ��mar�k �ocuk edas�ndan bir fark� olmad���n� kavrayabilecek ruhlardan de�il. �yi ama bug�n�n d�nyas� bir 'k�lt�r �retim alan� olarak sadece bu �ekilde �lmekte olan bir k�lt�re mi m�sait? Yay�nevlerinin, gazetelerin, dergilerin, salonlar�n, sinemalar�n varl���, d�k�p sa�an ��mar�k bir �ocu�u beslemeye mi yar�yor yaln�z?..

O halde, d�nya bir ��l! Bu k�lt�r ��l�nden, canl� bir d�nya manzaras� g�sterecek olan yeni hayata nas�l kavu�mal�? �mdat aranacak yol neresidir? O yolu bir an evvel bulmal�! Yoksa bu ��l, uzayan bu kavu�ma an�, en iyilerin, kendilerine en �ok g�venenlerin cesaretini k�racak; kafas�nda s�rekli bir canl� d�nya manzaras�yla ya�ay�p s�rekli bir ��le mecbur kalanlar i�in Mirabeau�nun yakar���n� payla�maktan ba�ka bir se�enek kalmayacak yoksa: �Tanr�m, bana da biraz baya��l�k ver!�
* * * * *
"K�lt�r�n �l�m�" ba�l�kl�, G�ksel Aymaz imzal� bu yaz� Milliyet Sanat'ta yay�nland�. Yaz�n�n tamam� i�in ba�l��� t�klayabilirsiniz...

�ar�amba, Haziran 07, 2006

ESK� B�R KUZGUNCUKLU OLARAK BUNU DUYURMAK ZORUNDAYIM!


KUZGUNCUKLULARA �A�RI VAR!...

THEO ANGELOPULOS B�LG�'DE...

Burada da Radikal'de yay�nlanan R�portaj var!

Ceren Nefes yollam�� bu b�lteni, Angelopulos'u da g�r�nce, hemen buraya koyay�m dedim:

YERDE���T�REN MANZARALAR: AVRUPA BA�LAMINDA F�LM VE MEDYA

�stanbul Bilgi �niversitesi �leti�im Fak�ltesi, Yerde�i�tiren Manzaralar: Avrupa Ba�lam�nda Film ve Medya� ba�l�kl� uluslararas� konferansa ev sahipli�i yap�yor. 16-18 Haziran tarihleri aras�nda ger�ekle�ecek etkinli�in onur konu�u ise Yunan y�netmen Theo Angelopulos olacak. Avrupa, �skandinavya, Avustralya ve Amerika�dan kat�l�mc�lar�n biraraya gelece�i konferansta, ��ran Sinemas� adl� kitab�yla tan�nan, Columbia �niversitesi �ran �al��malar� ve Kar��la�t�rmal� Edebiyat b�l�m� profes�rlerinden Hamid Daba�i; �G�zelli�in Duyumu, Ter�r Zaman� ve Bir �mparatorlu�un �ift Anlam� ba�l�kl� bir sunum yapacak. Amsterdam �niversitesi Medya ve K�lt�r b�l�m�nden Thomas Elsaesser ve Stockholm �niversitesi Sinema �al��malar� b�l�m�nden Jan Olsson�un da birer konu�ma yapaca�� etkinlikte, 40�a yak�n sunum ger�ekle�ecek.

�lgilenen herkesin kat�l�m�na a��k olan etkinlikte simultane �eviri hizmeti sa�lanacak.
16-17-18 Haziran 2006- 10:00-18:00
�stanbul Bilgi �niversitesi, Dolapdere Kamp�s� BS1, Kurtulu�deresi Caddesi No: 47, Dolapdere

telefon: 0212 311 53 05